Tüm yazılarıMUHAMMED URAL

"Felsefeyi seviyorum, bu kadar. Hoşuma gidiyor yani. Öyle felsefeye ulvi
amaçlar yüklemeye de gerek görmüyorum. Ama gerçekten düşündüğümüzden çok
daha içimizde olduğunu da anlamamız gerekiyor. Felsefeyi bizden
uzaklaştıran şeylere karşı onu ne kadar yaklaştırabilirsem, o kadar
mutlu olacağım."

Gösteriliyor: 1 - 10 of 13 Sonuçlar

Doğu Batı Arasında Bir Bilge

Osmanlı bakiyesi topraklarda yetişmiş bir şahsiyet, ilk defa hem kendisi olup hem de Müslüman kalarak bir var olma iradesi gösterdi. Kendisi kalmak, kendi toplumunun özelliklerini yansıtmak, kültüründen kopmamak; yani ne Türkleşmek ne Acemleşmek ne Araplaşmak olmadan Boşnak kalarak bu mücadeleyi vermek, gerçekten sadece bir bilgenin gösterebileceği bir tavırdı…

Bir Çığır Öyküsü

“Sizler benim hayalimin süsüyken bugün hayallerimin gerçeği olarak karşımdasınız elhamdülillah. Sizlerin doğuşu için katlanılan her çile ve doğum sancısına eş çekilen sancılar helal olsun. Bana bugünleri gösterdiği için kurbanı olduğum Yüce Yaradanıma şükür secdesi olarak başımı secdeden kaldırmasam yeridir. Siz evlatlarıma duam odur ki Allah sayılarınızı, imanınızı, gücünüzü ve kutsi hizmetlerinizdeki muvaffakiyetlerinizi artırsın.” Âmin.

Umudun Şairi

Çağlardır süregelen Müslümanın çilesini yansıtır onun şiiri. Müslümanın derdiyle dertlenir, birkaç yüzyıldır coğrafyamızın her tarafını saran ihaneti sindiremez, içini şiirine döker ama asla ümidini kaybetmez. Şiiri de umudun yüksek ve tok sesi olur, destanı olur, kavgası olur. Onun şiirinde artık Müslüman, etrafındaki zilletten çıkma, ihaneti kırma kavgası verir…

Çok Yönlü Bir Âlim: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır

Düşünen adam için en zoru düşündüğünü ifade etmenin yasak oluşudur. Abdülhamit’in uyguladığı istibdat politikası, işte en çok ulema sınıfını etkilemiş, özellikle ihyacı hareketler Batı’dan gelen fikir akımlarına karşı koyarken bu baskıyı yıkmaya çalışmışlar. Abdülhamit dışarıdan gelen politik, stratejik ve askerî manevraları engellemeye çalışmıştı. Ancak bir toplum sadece bu yollarla değil asıl fikriyatı ve ilmiyatı çürütüldüğü zaman yıkılırdı.

Milli Şair, Aksiyoner, Mütefekkir, Islahatçı ve Mutasavvıf: Muhammed İkbal

Milli şair, aksiyoner, mütefekkir ve ıslahatçı, mutasavvıf: Muhammed İkbal. Pakistan’ın kurucu dinamiklerinden birisidir. Toprakları gibi aydınlarıyla da verimli Hint Yarımadası’nın yetiştirdiği birçok Müslüman simanın arasında önemli bir yeri vardır. Düşüncesini hareketten koparmamış, aklını aşktan soyutlamamış, şiirini mücadelesine bağlamıştır. Dışarıdaki mücadelesi kadar içindeki mücadeleyi de sürdürebilmiştir.

Uzaklardan Biri

Semantiği bilimsel metotla Kur’an kavramlarına uygulayan Izutsu, bu alanda Kur’an üzerine çalışanlara yeni bir ufuk açtı. Onun tespit ettiği şey, Kur’an’da aşkın bir varlığın sınırlı bir varlığa hitap ederken kavramları kullanışıydı. Bu hitap sınırlı varlığın diliyle olmalıydı ki beşer anlayabilsin. Bunu yaparken Kur’an kavramlarına izafi manalar eklemişti. Yani bir nevi dil devrimi yapmıştı.

Değişim

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Slogan mı? Havalı bir söz mü? Hatta bir de aynı nehirde iki kere yıkanamazsın vardı? Sıkıldık mı acaba bu klişelerden? Herkesin diline dolanmış cümlelerin makus talihi bu olsa gerek. Altında yatan fikirler ne kadar büyük olsa da sadece dilde kaldıkları için yeni karşılaşılan bir fikir kadar değer görmezler. Yaşadığın şehrin merkezindeki tarihî mekân gibi yani.