Paydos’umuz vardı; küçüklü büyüklü abili ablalı kardeşli heyecanlı olduğumuz, ilk zamanki acemiliğimizi şimdi şimdi fark edip eğlendiğimiz. Üç ay çıksa kârlıyız diyerek başlayıp bu ay üçüncü sene-i devriyesine geldiğimiz. Şimdi ise bi’meselemiz var . Dinlenme kararı almak, paydosa paydos demek için yaptığımız toplantıda çıkan taze derdimiz. Söz, bitirme konusuna gelmesin diye her üyemiz aldı sazı eline yeni türküler söylemeye başladı. Ortamımız şenlendikçe şenlendi; biz coştukça coştuk. “O halde sitemize isim düşünelim” diyerek toplantıyı sonlandırdık. Meğer biz artık yazmadan, çizmeden, içimizdekini dökmeden, rahatımızı kaçırmadan duramaz olmuşuz.
Sayın okur; çok çalıştık, çok hazırlandık. Ciğerdelen öyküler yazmakta olan, güzel güzel film eleştirisini yapan, ilhamını bekleyip şiir peşinde koşan arkadaşlarımız durduk yere site kurmayı araştırdılar, ara yüz oluşturmayı öğrendiler, tasarım yapmanın canına okudular. Demek ki
bi’meselesi olunca insanı dinlenmek yoruyormuş. Biz yeni mecramız için teknik ekibimizle; edebiyat, tarih, psikoloji, felsefe, gezi, kitap, film derken eski güzelliklere eklediğimiz yeni deneyimlerle ve tüm hevesimizle hazırız.
Acemilik iyi ki var, heyecan iyi ki var, merak etmek, okumak, büyümek, öğrenmek, rahatsız olmak iyi ki var. Bizi bir araya getiren, şehirlerimizin arasına kaçak köprüler kuran dinamikler bunlar. Siz iyi ki varsınız ve okuma hevesinin geçmesini bekleyen ahaliden değilsiniz.
Teşekkürler.