Procrastination (Erteleme Hastalığı)

Erteleme hastalığı olarak da bilinen procrastination, kişinin yetiştirmesi gereken işi son ana kadar ertelemesi, daha önemli ve acil olan işlerdense önem ve aciliyet olarak daha alt sıralarda yer alan işlerle uğraşması, bunu da isteyerek ve sürekli olarak yapmasıdır. Örneğin, ertesi güne matematik sınavı olan biri son güne kadar sınava çalışamadı diyelim. Artık önünde bir gün vardır ve çalışması gerekir, değil mi? Cevabın “evet” olduğunu bilmesine rağmen kronik bir erteleyici o anda bile yapacak başka bir şey bulabilir.

Uzaklardan Biri

Semantiği bilimsel metotla Kur’an kavramlarına uygulayan Izutsu, bu alanda Kur’an üzerine çalışanlara yeni bir ufuk açtı. Onun tespit ettiği şey, Kur’an’da aşkın bir varlığın sınırlı bir varlığa hitap ederken kavramları kullanışıydı. Bu hitap sınırlı varlığın diliyle olmalıydı ki beşer anlayabilsin. Bunu yaparken Kur’an kavramlarına izafi manalar eklemişti. Yani bir nevi dil devrimi yapmıştı.

Dumanı Tüten Kulübe

Yağmurun şarıl şarıl yağdığı bir gün, dağın öbür tarafındaki yolda arabası bozulan bir genç, sığınacak bir yer arıyordu kendisine. Aslında amacı yakınlarda bir yerde bir tamirci bulmaktı. Ama öyle çok yağmur yağıyordu ki önünü bile göremiyordu. Islanmış gözlüğünü temizlemek istese de kıyafetleri de ıslaktı, gözlüğünü silebileceği hiçbir şeyi yoktu. En sonunda ne bir tamirci bulabildi ne de arabasını bıraktığı yeri.

Medeniyet Algısı (1)

Barbarlık karşıtı olarak medenilik, insani-hukuki-ahlaki tutum ve davranışları, iyi terbiye hâlini ve ileri düzeyde gelişmiş toplumu ifade etmektedir. Medeniyet bunların sonucunda ortaya çıkan fikrî, fiziki, siyasi ve ekonomik düzeni ve insanlığın gelişmiş bir aşamasının göstergeleri olan medeni olma, yani iyi terbiye, nezaket, edep ve geleneklere sahip olma durumudur.