Şu dönemde, yaşadığımız izolasyon süreçleri, hayatımıza beraberinde getirdiği pek çok farkındalık ve yeni alışkanlıkların yanında, önemli bir olguyu da değerlendirme fırsatı sağladı: Aile olgusu. Daha önce hiç olmadığımız kadar bir arada olduk. Neler olup bitiyor ve aile ortamı bizlere aslında nasıl geliyor gözlemleme imkânımız oldu.  Aile kurumu evrensel ve tarihsel temeli olan çok popüler bir kurumdur. Bazı insanların yaşım ilerliyor, evlenmem gerekiyor,  geç kaldım gibi yakınmalarına ve telaşlı hallerine şahit olmuşsunuzdur. Çok da sağlıklı görünmeyen bu telaşın sebepleri nelerdir? Bu, sebebi tam olarak belli olmayan telaş, aile kurduktan sonra bitiyor mu? Acaba aile, sağlam bir temel üzerine kurulu mu?

Doğup büyüdüğümüz ailemiz -ki günümüz de artık çekirdek ailelerin sayısı daha fazla olma eğilimindedir- aile kurumunun nasıl işlediği ile ilgili fikir vermektedir. Farklı bölge ve kültürlere göre aile yapısı farklılık gösterse de tüm ailelerin durumunu ifade edebileceğimiz kriterler bulunmaktadır.

Aile Sistemi

Aile, sistem perspektifiyle ele alınabilmektedir. Bu sisteme göre aile, bir geçmişi paylaşan, duygusal bağı olan, aile üyelerinin ve ailenin ihtiyaçlarını karşılamak için stratejiler planlayan bireylerden oluşan karmaşık bir yapıdır. Bu sistem, bir bütün olarak organize edilmiştir ve sistemin ögelerinin bağımlı olması zorunludur. Bu noktada sadece eşleri ele alarak ve çocukları dışarıda bırakarak bir aile yapısından bahsedemeyiz. Ayrıca sistem içindeki etkileşim doğrusal değil döngüseldir. Annenin çocuğa uyarıda bulunması, çocuğun koşarak babaya gitmesi, babanın eşine sitemi, annenin çocuğuna kaşını kaldırarak bakması. Bakınız bu örnekte olan bir etkileşim tüm aile bireylerini dolaştı ve tekrar bulunduğu noktaya geldi. Aynı zamanda sistem uyumlu ise uygun bir değerlendirme ve değişim süreci de vardır. Aile, içinde bulunduğu duygusal atmosferi değerlendirerek yeni kararlar, kurallar alabilir; farklı davranış kalıplarını uygulayabilir. Sistemin, kendisini dış dünyadan ayıran bir sınırı da vardır. Bu sınır, ailenin kendisini diğer ailelerden ve toplumdan ayırmasına yardımcı olur. Çok katı bir sınır, aile içine dışarıdan bilgi girişini engeller ve tutucu bir aile yapısı ortaya çıkarır. Sınırların belirsiz olması ise aile içine dışarıdan, istenmeyen ve sağlıklı olmayan düzeyde müdahale ile sonuçlanabilir.

Sağlıklı Aile

Aile yapısının sağlıklı olup olmadığı ile ilgili kendiniz de değerlendirme yapabilirsiniz. Aileler ile ilgili yapılan çalışmalar sonucu, sağlıklı ailelerin nasıl aileler oldukları ile ilgili bazı durumlar ön plana çıkmıştır. Sağlıklı aileler; kimlik görevlerini yönlendirme, sınırlarını düzenleme, duygusal atmosferi yönetme, değişimleri ele alma ve yönetme, ev halkının devamlılığını sağlama gibi fonksiyonlarını çok iyi derecede yerine getirirler. Aile üyeleri, aile içi iletişimden memnundur ve psikolojik olarak sağlıklıdırlar. Aile içinde çok az çatışma olur ve yaşanan çatışmalar etkili çatışma çözme yöntemleri ile ele alınır.

Sağlıklı ailelerde aile içi iletişim çok önemsenir. Aile üyeleri birbirlerine gönderecekleri mesajları, en uygun nasıl gönderebileceklerini bilirler. Birbirleri ile açık, tamamlayıcı, uygun iletişim kurarlar. Aile üyeleri birbirlerinin sözel olmayan iletişim kalıplarını dikkate alırlar ve bu kalıpları yorumlamada uzmanlaşmışlardır. Duygusal zeka ile ilgili de olan bu durum, karşısındaki bireyin duygularını sözel ve sözel olmayan iletişiminden anlayarak onunla empati kurmasıdır. Babanın işten yüzü asık gelmesiyle gününün kötü geçtiği, eşi ve çocukları tarafından anlaşılması ve ona destek olarak rahatlamasını sağlamaları buna örnek verilebilir. Aynı şekilde, rutin alışkanlıklarının dışında davranış sergileyen çocuklarında da bir problem olduğunu sezen ebeveynler bulunmaktadır. Eşinin soğuk ve mesafeli olduğunu gören kocanın da sorunun ne olduğunu anlamaya çalışarak, acaba bir şey yapmış olabilir miyim, diye düşünmeye başlaması da bu noktada sağlıklı bir davranış olurdu.

Virginia Satir’e göre sağlıklı aile üyelerine beş alanda özgürlük sağlanmalıdır: Olanları görme, hissettiklerini ve düşündüklerini söyleme, istediğini hissetme, istediklerini söyleme, risk alma. Bu özgürlük alanları, aile üyelerinin, sağlıklı birer benlik geliştirmelerine de yardımcı olacaktır. Sağlıklı ailelerde duygular paylaşılır ve paylaşılan bu duygunun sebebi ve sonuçları anlaşılır. Bireysel farklılıklar kabul edilir, ilgi ve sevgi duyguları geliştirilir. Uygun mizah anlayışı ve işbirliği vardır. Yaşadığınız problemlere çözümler bulunabiliyorsa, takdir duyuyorsanız, birlikte zaman geçirebiliyorsanız ve maneviyattan güç alıyorsanız sağlıklı bir ailede üyesiniz demektir.

Sağlıksız Aile

Fonksiyonel olmayan aileler, farklı farklı alanlarda bunu gösteriyor olabilirler. Optimal aile fonksiyonlarının birkaçının yerine getirilmemesi sağlıksız aileler oluşturabilir. Aile fonksiyonelsizliği, ailelerin ya çok iç içe ya da kopukolmalarından dolayı gerçekleşebilir. İç içe ailelerde, etkileşim çok yoğun ve yakındır. Aile üyeleri diğer üyelerin yaşamlarına olması gerekenden fazla aşinadırlar ve birbirlerine gereğinden fazla karışırlar. Bu tip ailelerde, çocukların bireysellik, bağımsızlık ve özerklik duyguları tehlikeye girer. Bir stres durumunda aile, etkili problem çözme yerine kurtarıcı rolüne bürünür. Kopuk ailelerde ise üyelerin bağımsız ve özerk fonksiyonları vardır ancak aile bağları çok zayıftır. Bir stres durumunda ise kayıtsız kalınır. Sınırlar çok katıdır, üyeler izole olmuş durumdadır. Bu ailelerde, duygusal ve sosyal ihtiyaçlar aile içinde karşılanmamaktadır. Aile birlikteliği, faydalı olduğundan ve başka alternatif olmadığından dolayı devam ettirilir. Sağlıksız ve kopuk bir iletişim vardır çünkü nasıl iletişim kurulacağı aile içinde öğrenilmemiştir.

Aile içinde alt sistemlerin sağlam bir yapıda olması, genel aile sağlığını da etkilemektedir. En önemli alt sistem, eşler alt sistemidir. Eşlerin birbirlerine olan tavırları, çatışma çözme biçimleri, sevgi ve saygı anlayışları, birbirlerini takdir etmeleri, beraber olduklarında mutlu ve güvende hissettiklerini göstermeleri, hem çocuklarına hem ileride kuracakları ailelerine de örnek olacaktır. Ebeveyn alt sisteminin bu noktada yeterli ve belirli kurallar koyması, çocuklarının yetiştirilmelerinde istekli ve aktif sorumluluk almaları, sağlıklı aile yapısı için çok önemlidir. Kardeşler alt sistemi, çatışmaların çözümlenmesi, birlik duygusu, paylaşma, yardımcı olma ve sosyal destek için etkili bir alt sistemdir.

Buraya kadar bahsettiğimiz kriterler hakkında düşünün. Pek çok açıdan bazı şeylerin yolunda gidip gitmediğini sizlere fark ettirecektir. Sağlıklı bireyler sağlıklı aileleri, sağlıklı aileler ise sağlıklı toplumları oluşturur. Her anlamda sağlıkla kalabilmek duası ile.

ADNAN GÖZÜTOK

Merhaba, ben Adnan Gözütok. Eylül 1997’de dünyaya geldim. Lise ve lisans eğitimimi Konya’da tamamladım. Şu sıralar Hacettepe Üniversitesinde “Psikolojik Danışman” unvanımın önünde “Uzman” unvanını ekleyebilmek için eğitim alıyorum. Mesleğim gereği, konuşmak ve dinlemek bizim için ayrı ayrı çok değerlidir. Ancak yazmanın bendeki hissiyatı bu iki ayrı hazinenin bir araya gelmesi gibi. Bu platformda yazı yazdığım başlık ise “Katarsis”. Kelimelerin insanlardan, tabiattan, bitkilerden ve hayvanlardan, canlı cansız tüm nesnelerden süzülüp gelmesi ile ortaya çıkmaktadır.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir