“Bilim köşesine gelmemiş miydim ben?” diye düşünüyorsanız eğer, evet doğru yerdesiniz. Ders çalışırken aynı şaşkınlığı ben de bir süre yaşamıştım. Hatta “Alice’in burada ne işi varmış?” diye bir müddet sorguladım. Başlığı okuyunca aklınıza filmin ya da kitabın gelmesi gayet normal. Farklı olansa benim size bu temelden neşet eden isme sahip bir sendromdan bahsedecek olmam: Alice Harikalar Diyarında Sendromu.

Öncelikle biraz hikâyeden ve yazarından bahsedelim. Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı Lewis Carroll (gerçek adı Charles Ludwig Dodgson), bu kitabını yazarken ilhamını hastalığından (migreninden) almış olabilir mi? Bu konuda çeşitli spekülasyonlar olsa da kesin bir cevap veremiyoruz. Ancak yine de neden mümkün olmasın? Adlarını sıkça duyduğumuz meşhur ressamlar Picasso, Van Gogh, De Chirico’nun da hasta olduklarını ve sanatlarına hastalıklarının etkilerinin yansımış olabileceğini söyleyen araştırmacılar mevcut. Lewis Carroll da bir migren hastasıydı ve Alice belki de onun, migreninden ilham aldığı bir karakter olarak meydana geldi.

Carroll’un günlüklerindeki bilgiler, bize onun bir migren hastası olduğunun delillerini sunar. Sık sık şiddetli kusmaların eşlik ettiği baş ağrılarının olduğunu, 1885’teki yazısında “ikinci kez, baş ağrısını takiben garip görme duyguları” deneyimlediğini kaydetmiş. Bunun için William Bowman isminde bir göz doktoruna danışmış. Ancak Bowman, çok okumaktan veya olumsuz koşullardan dolayı meydana gelen göz yorgunluğuna bağlı işlevsel bir rahatsızlıktan şüphelenmiş. Ayrıca aile günlüğünde migrenin görsel aurasının[1] bir örneği olan yüz, omuz ve elin sağ yarısı silinmiş bir kişinin figüratif bir temsilini yayınlamış.

(Bkz. Podoll K., Robinson D. Lewis Carroll’un migren deneyimleri [10] Lancet . 1999; 353 (9161): p. 1366.)

Gelelim sendromun özelliklerine. Alice Harikalar Diyarında Sendromu (Alice in Wonderland Syndrome-AIWS), nadir görülen algısal bir bozukluk. İngiliz psikiyatrist John Todd, 1955’te Lewis Carroll’un (gerçek adı Charles Ludwig Dodgson) kitabının başkahramanının deneyimlediği beden algısındaki bazı farklılıklara istinaden hastalığa bu adı vermiş. Hikâyeye baktığımızda Alice, beyaz tavşanın deliğinden düşerken zaman algısında yavaşlama gibi bazı tuhaf duygular yaşamış, bir şişedeki sıvıyı içtikten sonra boyu 10 inçe düşmüş ve bir pastadan yedikten sonra neredeyse tavana değecek kadar büyümüştü.

Alice, tüm vücut makrozomatognozisi yaşar. Çizim John Tenniel (1865)
(A) Alice kısmi makrozomatognozi yaşar ve (B) Alice tüm vücut mikrozomatognozisi yaşar. John Tenniel (1890) tarafından çizimler.

Kurguya binaen sendroma sahip hastalara da Alice adını verelim yazımızda. Gerçek dünyamızdaki bazı Alice’lerin beden algısındaki bozukluklara görsel halüsinasyonlar[2] da eşlik edebilir ancak bunlar tek başına AIWS için yeterli kriterleri teşkil etmez. AIWS için mutlaka beden-imge yanılsamaları[3] olmalıdır. Kendi vücut boyutlarında, kütlesinde, şeklinde veya uzaydaki konumunda bozulmaları içeren yanılsamalar olmalıdır. Dış çevrelerine göre kendi vücutlarını yahut kendi vücutlarına kıyasla dış dünyayı yanlış algılarlar. Alice’lerdeki belirtileri literatürdeki isimlerine de yer vererek şöyle örneklendirelim: Kendi vücudunun bir kısmını ya da tamamını normalden daha büyük veya daha küçük hissetme (makrozomatognoz-mikrozomatognoz), nesneleri ve diğer insanları daha büyük veya daha küçük boyutta görme (makropsi-mikropsi), daha uzak veya daha yakın görme (telopsi-pelopsi), çevreye duyarsızlaşması/gerçekdışılık(derealizasyon), kendine yabancılaşma (depersonalizasyon), daha çok dikey olarak ortadan ikiye bölünme fikri (somatopsişik dualite), zaman algılamasında değişiklik. Bunlara ek olarak kinetopsi (sabit nesneleri hareketli görme), işitsel halüsinasyonlar ve sözel illüzyonlar, orta şiddetteki sesleri çok veya az duyma (hiperakuzi-hipoakuzi), renkli görme bozukluğu (diskromatopsi)gibi bulgular da kaydedilmiş.    

“Peki nasıl oluyor, nedir bunun kaynağı?” diye sorarsak,kimilerine göre bunun net bir cevabı yok. Kimilerine göre ise beynimizdeki üç lobun kesişim yerini ilgilendiren bir anormallik mevcut: Temporal, parietal ve oksipital lob. Bu üç lobun birleştiği nokta, yani temporoparietooksipital kavşak (TPO-C), AIWS belirtilerinin çoğunu geliştirmek için anahtar bir bölge.Buradan geçen lifler; görsel-mekânsal tanıma, kendi kendini işleme, yazma, okuma, sembol işleme, hesaplama, müzikal bellek, yüz ve nesne tanıma gibi üst düzey işlevlere sahip. Bu bölgede meydana gelen bir anormallik, tahmin edilebileceği üzere yukarıda sıraladığım belirtilere sebep olmakta.

Büyük çaplı araştırmaların henüz olmamasından ve farklı bilim insanlarının farklı tanı kriterleri koymasından dolayı bu hastalığın yaygınlığı tam olarak bilinmemekte. Her yaşta görülebilmesine karşın çocukluk çağında daha sık görüldüğü literatüre kaydedilmiş. Nelerin AIWS’ye sebep olduğuna bakacak olursak da yetişkinlerde en başta migren gelmekte. Takiben de enfeksiyonlar (özellikle Ebstein Barr virüs, çocuklarda en sık neden), beyin lezyonları, ilaçlar, psikiyatrik bozukluklar, epilepsi, çevresel sinir sistemi hastalıkları yer almakta.

Bu hastalık, büyük oranda kendiliğinden gerilemekle beraber, tedavi gerektiğinde altta yatan nedene yönelik bazı ilaç tedavileri verilmekte.

KAYNAKLAR

Mastria G, Mancini V, Viganò A, Di Piero V. Alice in Wonderland Syndrome: A Clinical and Pathophysiological Review. Biomed Res Int. 2016;2016:8243145. doi: 10.1155/2016/8243145. Epub 2016 Dec 27.

Lanska DJ, Lanska JR. The Alice-in-Wonderland Syndrome. Front Neurol Neurosci. 2018;42:142-150. doi: 10.1159/000475722.

De Benedictis A, Duffau H, Paradiso B, Grandi E, Balbi S, Granieri E, Colarusso E, Chioffi F, Marras CE, Sarubbo S. Anatomo-functional study of the temporo-parieto-occipital region: dissection, tractographic and brain mapping evidence from a neurosurgical perspective. J Anat. 2014 Aug;225(2):132-51. doi: 10.1111/joa.12204.

Blom JD. Alice in Wonderland syndrome: A systematic review. Neurol Clin Pract. 2016 Jun;6(3):259-270. doi: 10.1212/CPJ.0000000000000251.

Ders notum


[1] Aura: Hastalık nöbetinin geleceğine dair kişinin hissettiği öncü belirti, haberci belirti. Örneğin; karıncalanma, uyuşma, dönen cisimler, hareket etme eğiliminde renkli ışıklar, hoş olmayan tat ve kokular vs.

[2]Halüsinasyonlar, dış dünyadan uygun bir uyaranın yokluğunda yaşanan, ses üretimi olmadığında duyulan bir ses veya orada olmayan bir kedi görülmesi gibi algılamalardır. 

[3]Yanılsamaların (genellikle geçici olarak) yanlış algılanmış veya yanlış yorumlanmış olmasına rağmen dış dünyada bir kaynağı vardır.

MERVE ER

Ben Merve Er. 1999 doğumlu, Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İHL mezunu, Meram Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim. Uzun süredir yazı işlerinde görevliyim. Bazen de yazma gayretindeyim.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir