Anlamak Ölü Kelimelerin Dilinden

Acılarımı yazmak için gelmiştim buraya kadar

Durdum, döndüm ve baktım

Acım var demeye yüzüm yok

Yalnızca ruhumda dinmeyen ağrılar var

İçimde bitmek tükenmek bilmeyen fırtınalar

Bütün bunlar, annem sessizliğimden öpünce anlam kazanmıştı

Anladım, anneler fark edince sızlarmış tüm yaralar

Oysa ki dünya üzerinde böyle bir yasa yoktu

Acılarımı yazmak için gelirken buraya kadar

Gölgem barındırmazken yanında bir gölge daha

Sen yokken, o yokken ve yokken başkaları

Bir ikindi yalnızlığında yürüdüm rüzgâra karşı

Yürüdüm çünkü rüzgârlar ancak

Yalnızların ayaklarını kesmezler yerden

Ve yeni bir yasa daha var eklenecek

Anneler sessizken de sever çocuklarını

Acılarımı yazmak için gelince buraya kadar

Mısralarımdan başka sığınak bulamayınca kendime

Kimseye açamayınca içimi, kimseden kaçamayınca

Harfler biriktirdim içimde, bu harflerden denizler

Hüzünden gemilerimi yüzdürmek için

Sustum, kelimeler hiçbir şeye karşılık değil ne yazık

Ben anlatmadım, onlar da anlamadılar zaten

Oysa anneler sessizken de anlar çocuklarını

Acılarımı yazmak için gelmiştim buraya kadar

Sonra sen geldin, o geldi ve başkaları

Bir ikindi yalnızlığında yürüdük rüzgâra karşı

Yürüdük ve yerden kesilmedi ayaklarımız

Kalabalıklar içindeydi bizim yalnızlığımız

Ben sustum, sen sustun ve sustular onlar

Çünkü biliyorduk, ki buydu önemli olan

Anneler en çok sükûtundan tanır çocuklarını.

ESMA ATEŞ

Merhaba. Ben Esma. Ne mi yapıyorum? Zihnimde dönüp duranları, âdeta kaçanı kovalıyormuş gibi koşturarak, yorularak ve sonunda yakalayarak -bazen de tam yakalayamayarak- kağıda aktarmaya çalışıyorum. Biliyorum ki burada kafesinden çıkacağı zamanı sabırsızlıkla bekleyen onlarca fikir var. Kağıdımda yepyeni suretlere bürünen her kelime ve her çizgi yaşam boyu yoldaşım olacak.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.