Tüm yazılarıENES SÜSLÜ

24 yaşında. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü son sınıf öğrencisi. Kısa öykü, eleştiri, batı düşüncesi ve sinemayla az çok ilgilenir. Birbirinin aynı öyküler yazar. Sait Faik’e, Ferit Edgü’ye, Mehmet Günsür’e ve daha birçoğuna kendini borçlu hisseder.

Gösteriliyor: 1 - 8 of 8 Sonuçlar

Yorgun Görünüyorsunuz?

Eylül sonu. Soğuğun iyiden iyiye kendini gösterdiği sonbahar günleri. İki gündür aralıksız yağan yağmur bu sabah da devam ediyor. Çalar saate uyanıyorsun. Güneş yeni doğmuş. Evden çıkıyorsun. Trafik felç. Üstün başın sırılsıklam giriyorsun gazeteye. Geç kalmışsın. Girişte yaşlı bir kadının gazete müdürüne, “Yorgun görünüyorsunuz.” dediğini işitiyorsun. O an dikkatini çekmiyor. Masana ilerliyorsun.

Maude Abrantes’in Portresi

Hikâye bu ya, insan bir sabah evinden çıkar fakat döndüğünde artık aynı insan değildir. O gün dinlediği bir müzik mi değiştirmiştir onu, okuduğu bir kitap mı, gördüğü bir resim mi, karşılaştığı bir insan mı, söylediği bir söz mü, yoksa yaşadığı başka bir olay mı bilinmez, insan bir sabah evinden çıkar fakat döndüğünde değişmiştir, çok değişmiştir…

Bir Metro İstasyonunda

Çalar saate uyanıyorsun. Bir kez erteliyorsun, iki, üç. Bilmem kaç yıldır aynı sabah. Kahvaltı etmeden çıkıyorsun evden. Güneş yeni doğmuş. Bir üşüme geliyor. Mart. Bereni çıkarıyorsun çantandan. Ceketinin fermuarını sonuna kadar çekiyorsun. Ellerin ceplerinde. Bilmem kaç yıldır aynı yolu yürüyorsun. Durağa yaklaştıkça insanlar, adımlar, esnemeler sıklaşıyor. Yürüyen merdivenlere geliyorsun…

Bu Böyledir

İnsan öyledir ki hem sadece on bir yaşında hem de çok yorgun olabilir, evet. Eğer sorunları olan bir ailede yaşıyorsan, annen sen dokuz yaşındayken hastalanıp yatağa düştüyse, baban da işten bir türlü gelmiyorsa, üstelik o yaşta annelik yapmak zorunda olduğun üç yaşında bir de kız kardeşin varsa, yorulursun. Bu yorgunluk uyuyunca geçecek türden de değildir hem…