Tüm yazılarıMUHAMMED URAL

"Felsefeyi seviyorum, bu kadar. Hoşuma gidiyor yani. Öyle felsefeye ulvi
amaçlar yüklemeye de gerek görmüyorum. Ama gerçekten düşündüğümüzden çok
daha içimizde olduğunu da anlamamız gerekiyor. Felsefeyi bizden
uzaklaştıran şeylere karşı onu ne kadar yaklaştırabilirsem, o kadar
mutlu olacağım."

Gösteriliyor: 11 - 14 of 14 Sonuçlar

Değişim

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Slogan mı? Havalı bir söz mü? Hatta bir de aynı nehirde iki kere yıkanamazsın vardı? Sıkıldık mı acaba bu klişelerden? Herkesin diline dolanmış cümlelerin makus talihi bu olsa gerek. Altında yatan fikirler ne kadar büyük olsa da sadece dilde kaldıkları için yeni karşılaşılan bir fikir kadar değer görmezler. Yaşadığın şehrin merkezindeki tarihî mekân gibi yani.

Düşünen Bir Kavme

Avrupa’da Birinci Dünya Savaşı öncesi koyu dindar bir Yahudi ailesi düşünün. Yahudilerin, Avrupa’nın sanat ve fikir dünyasında etkin oldukları yıllar bunlar. Tipik bir Avrupalı entelektüelken dindiremediği hakikat merakı ile çağımızın en parlak İslam mütefekkiri haline gelen Muhammed Esed, işte böyle bir Yahudi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Okumamak

Bence okumak da üretmek için araçlardan bir araç. Günümüzde okumama gibi bir durum düşünülemez tabii. Ama okumanın mutlaka iyi desteklenmesi, yönlendirilmesi ve içselleştirilmesi gerek. Yoksa okunan sadece sanı olur. Araçlar kendilerinden kaynaklı iyi ya da kötü olmazlar. Kullanımlarına göredir değerleri.