Şehirlerin de kimlikleri vardır. Nasıl ki birisini tanımanın yolu onunla vakit geçirmek ise bir şehri tanımanın yolu da ona zaman ayırmaktır. Ancak böyle tanış olup yaşayabiliriz bir şehri. Örneğin İstanbul’u yaşayabildim demek için Adalar vapurunda martılara simit atmak yetmez, Aziz Mahmut Hüdayi Türbesi’nin bahçesindeki kedileri sevmek  de gerekir. İstiklal Caddesi’nde kalabalığın arasında yürümenin yanında; Sultanahmet’in altındaki rengarenk cumbalı evlerin, butik otellerin olduğu sokaklarda da sakince adımlamalı. Bir pazar günü Bebek yokuşundan boğaza inip Rumeli Hisarı, Emirgan, İstinye, Tarabya ve yol üzerinde daha pek çok yere uğrayıp Kireçburnu’na ulaşabileceğiniz, orada da Erdal Bakkal’a uğrayıp hatıra fotoğrafı çekinebileceğiniz bir gezi yapın mesela. Ama bunu mayıs ayında erguvanların açtığı günlerde yapın ki baharın bir şehri nasıl güzelleştirebileceğine şahit olun.

FURKAN DOĞAN

Gezme ve fotoğraf çekme meraklısı, hatta sırf karşısı güzel diye köprüden önceki son çıkışı bilerek kaçıran birisi. En az Bihruz Bey kadar araba sevdalısı, coğrafya fark etmeksizin İslam mimarisi hayranıdır. Kendi düşünce ağlamayan, zira tecrübenin acımasız eğiticiliğine inanan bir zattır.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir