Gösteriliyor: 1 - 7 of 7 Sonuçlar

Gedik

Toprağı elleriyle süpürdüler, sivri taşları haşhaş tarlalarına doğru fırlattılar. Tek bir bulutun dahi gezintiye çıkmadığı bir gecede, kurumuş toprağın üzerine sırt üstü uzandılar. Gecenin sessizliğini yalnızca ağustos böcekleri ve elli metre ötedeki çadırdan gelen kap kacak sesleri parçaladı. Yıldızlara baktılar, ufak bir arayışın ardından her biri kendisi için seçtiği yıldızı buldu.

Kavuşma

Sevgili annem, sigaram bitiyor. Betondan sahilimize yeniden bakıyorum ve izmariti fırlatıyorum yüzüne onun. Değişip gitti öylece. Ayakkabısız koşulmaz oldu ayakkabıyla koşulamayan yer. Sigara içtiğimi görsen ne kadar da üzülürdün değil mi, nasıl da kızardın bana? Ben de değiştim işte. O kadar umursamıyorum artık mesela. Fazla ağlamıyorum, çok şikâyet etmiyorum, yaşlanıyorum.