Gösteriliyor: 1 - 8 of 8 Sonuçlar

Medeniyet Kavramı Üzerine Tanımlar ve Yaklaşımlar

Barbarlık karşıtı olarak medenilik, insani-hukuki-ahlaki tutum ve davranışları, iyi terbiye hâlini ve ileri düzeyde gelişmiş toplumu ifade etmektedir. Medeniyet bunların sonucunda ortaya çıkan fikrî, fiziki, siyasi ve ekonomik düzeni ve insanlığın gelişmiş bir aşamasının göstergeleri olan medeni olma, yani iyi terbiye, nezaket, edep ve geleneklere sahip olma durumudur.

Salgında Eğitime Dair Tatsız Okumalar

Eğitim/Talim zorunlu mudur? Herkes her şeyi bilmek zorunda mıdır? Talimin yapılacağı yer yalnızca resmî okullar mı olmalıdır? Bu bağlamda tevhîd-i tedrîsât nasıl okunmalıdır? Resmî okullar dışında eğitim kurumları nasıl işler, işlemelidir? Ve benzeri sorular/sorunlar, alanı belirleme adına burada dursun. Ama elbette bu yazının sınırları, bu soruların cevapları/çözüm teklifleri için yeterli değildir.

Bir Gerçeği Deneyimlemek

Bizler de tıpkı gözlerimiz gibi, sadece anlamlandırmaya çalışırız. Birinin hem iyi hem kötü özellikleri olduğunda, hangisi parçayı bütünleştirmede faydalıysa onu seçebiliriz. Sosyal hayata dair öngörülerimiz, ön yargılarımız, beklentilerimiz vardır. Bunlar da inşa edilirler. Bunların gerçekliğinden şüphe etmeden yaşamak, algılamaya devam etmek pekâlâ mümkündür. Fakat bir gün tüm bunların kaynağını merak edip karşılaşmak isterseniz ön yargılarınız sizi şaşırtabilir, gerçekler canınızı yakabilir. Endişelenmeyin, işte şimdi fark ediyorsunuz…

Şubat Hikâyeleri (1) “Hafızın Kızı”

İnançları var, imanları var, inançlarının ve imanlarının bedellerini ödemeye hazırlar. Ama olmuyor, karşılarına fetvalar çıkıyor, “İlim farzdır. İlim öğrenmek için başınızı açmanız caizdir.” fetvaları ulaştırılıyor kendilerine. “Geleceğiniz” diyor aileleri. “Biz sizi bunun için mi okuttuk, bunca masrafı bunun için mi yaptık?” diyerek belki sadece yirmi otuz yıllık bir gelecek hesabına ebedî gelecekleriyle oynuyorlar çocuklarının. “Sizlere ihtiyacımız var, çocuklarımızı siz okutmalısınız.” diyor kimi mücadele adamları.

Mucize Besin: Anne Sütü

Elimizi bebeğin yanağına hafifçe değdirecek olursak, ağzıyla elimize ulaşmaya yani emmeye çalışır. O henüz gözlerini bile tam açamıyorken, bu hayati hareket onun beslenmesini sağlayacaktır. İşte, bebeğin annenin göğsünü emmeye başlamasıyla birlikte, annede bir stimulus (uyarı) oluşur ve bu uyarı, sinirler ile hipotalamusa taşınır. Hipotalamus da bu uyarıyı hipofiz bezine ulaştırır. Böylece hipofizin ön kısmında, göğüste süt salgısını oluşturacak olan “prolaktin hormonu” salgılanır.