İstifini bozmadan yürümeye devam etti. Giderek şiddetlenen patırtılar, endişe içinde sığınak aramasını gerektirecek ıslak ve kötü bir kabus değildi. Aksine bu ahengi hiçbir şeyin bozamayacağını söyleyen bir piyano bestesi nakaratı gibiydi. Kaldırım döşeli daracık yollardan ve çamurlu patikalardan geçerken aslında malum bir sona hiç de uzak olmadığını düşündü, “Yarın ne olacağı belli mi? Hem meçhulün içinde malum olmaz.” Bir anlığına tökezledi, bir adım daha atabilir miydi? Müteessir bir ifadeyle gökyüzüne yöneldi. “Siz!” dedi duyulabilen bir sesle, “Bana çok şeyler söylüyorsunuz, biliyorum.”

Taş duvarın ardında araba ve insan sesleri sükûtu boğuyor, bir demir kapı iki farklı dünyayı ayırıyordu. Bir süre durup bahçe duvarının ötesindeki insanları izledi. Her birinin ayrı birer işi, meşgalesi, ailesi, hikâyesi var diye düşündü, “Bu nasıl derin bir uyku?” Telaşlı gürültüyü bırakıp yeniden, haykıran sessizliğe döndü. Biraz önce seyrettiği kalabalığı düşünürken ağaçların arasını dolduran derinliğe daldı, “Siz daha kalabalıksınız.”

Kuşların, kedilerin, kaplumbağaların ve arıların mesken edindiği dalların, gölgeliklerin, çeşmelerin yanından geçti. Bir çiçeğin, tüm inadıyla kaldırım taşları arasından sıyrıldığına ve yolu gözlediğine şahit oldu. “Yok… Bu demir kapının iki farklı dünyayı birbirinden ayırdığını sanmıyorum.” Hastane odasında ve düğün salonunda, bir apartman dairesinde ve köy odasında…

Ezan sesi göğü doldurdu. Önünde duran taşlara hızlıca göz gezdirip üzerlerinde yazan tarihleri inceledi. Kendine yakın bir yaş bulup duraksadı, “Benim yaşlarımda bu dünyaya gözlerini kapadığında, benim gibi sen de bu iki dünyayı her daim yanında taşımaya çalışıyor muydun?” Arkasını dönüp onu çıkışa ulaştıracak kaldırım döşeli yola yöneldi.

MUZAFFER FIRAT

Biraz yazar biraz çizer. Kendini, Akif'in “Bana sor sevgili kâri” şiiri ile tanıtabilecek mertebeye ulaşmayı, şehirden uzakta bir gökyüzünün yıldızlarına dokunmakla bir görür. Yazmak ve çizmek, bir dostuyla oturup sükût içinde, batan bir güneşi seyretmek gibidir onun için.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir