Esmer teninde sallanan kırmızı küpelerin,

Kucağında oturan arsız kedi

Ölümün, yazgının hediyesi.

Dudakların şaraplara renk verirken

Soylu bir isim kazandıracak sana, efendilerin

Şimdi bir adın var

Ricalar, övgüler, kazançlar…

Artık senin olduğun bir bina yıkılmayacak.

Üzülmeyeceksin bir çocuğun gece vakti korkuya uzanmasına

Saçlarını tararken kafandaki yaralar acımayacak

Ölümleri çekerken kardeşlerinle tanışmayacaksın

Ve bir nişanlın olmayacak ölümüne imrendiğin,

Çünkü sen kravatlı telaşların içindesin!

Adın, en güzel kadınların ağzında gevelenirken

Şehir, senin için hep yeni sevdalara gebelenir.

Annenin gözlerine bakınca nasıl göremezsin dünyayı?

Ama ben boş vermiştim seni ve ergen adamları.

Hayır! Gençliği alamazsın elimden

Gençlik, kalp çarpıntısı benim bedenimde

Güvercinleri getirecekler bana

Balonları asacağız şehrin her bir yanına.

Ben, artık kedileri seveceğim

Annelerin gülümsemesi doğumum,

Babaların kavgaları gençliğim,

Çocukların ağlaması ölümüm olacak.

İşte hayat…

Senden aldıklarımla yürüyorum o akıl almaz savaşta

Yaşamam uygun görüldü diye fırsat vermiyorum hiçbir şeytana

Biliyorum ki bombalar patlamayacak şeytanları susturunca.

Tokalarını örmeye başladım bile

Saçlarını taramaya gideceğim.

Şehrin yıkıntıları arasında

Kedilerin tozlarını, okşayarak sileceğim…

ELİF KARTLAR

Kendimi harflerin arasında bulamıyorum.
Ben zannım, başkasının görüşü, kalbindeki yerim.
Bazen sen’im, en çok kendim.
Birçok şarkıyım, birçok şiirim.
“Değişim” beni tanıtmaya çalışan harflerin zincirlerini kırıyor.
Ben özgürüm.
Bu metni yazarken kulağıma misafir olan bu ezgi, bu akşam beni anlatır. bkz: The Secret Ensemble’den “Dertli Dolap”

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir