…Cama vuran yağmur damlalarıyla erkenden kalkması için kurduğu alarmını erteleyip bir beş dakika daha uyumak istiyorum diyerek iki kat yorganın altına iyice bürünmüştü. Oysa hem kendisi hem annesi biliyordu ki o beş dakika sonsuza giden bir sayıya dönüşecekti. Havadaki o kasvetli sis sanki gelmiş yorganının üstüne çökmüştü. Beş dakika dolunca “Elimi kaldıracak kuvvetim yok.” demişti annesine. “Tek ihtiyacım olan biraz kahve, kitap ve piyano sesi ama onlara ulaşacak enerjiyi bile bulamıyorum kendimde. İnsanlar nasıl bu havayı sever anlamıyorum.”…

Bu satırlar size tanıdık geldi mi? Siz de yağmurlu ve karanlık günlerde sıcacık yorganınızın altında tüm günü geçirmek istediniz mi? Ya da karanlık ve kısa kış günlerini iç karartıcı olarak tanımladınız mı hiç? Kış aylarında uyku düzeniniz, yeme alışkanlıklarınız ve enerji düzeyiniz daha mı farklı oluyor? Eğer cevabınız evetse ve tüm bunlar neden oluyor diye düşünüyorsanız mevsimsel duygudurum bozukluğu (mevsimsel depresyon) ve altında yatan sebeplere dair olacak bu yazı, konu hakkındaki merakınızı bir nebze giderebilir. 

Mevsimsel duygudurum bozukluğu, genellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde görülen depresif belirtilerle karakterize, hafif veya orta derecede seyreden bir rahatsızlıktır. Hastalar, mod düşüklüğü ve önceden zevk aldığı şeylere karşı ilgi kaybının yanında; uyku bozukluğu, yorgunluk, aşırı yemeye bağlı kilo alımı ve değersizlik hissi gibi atipik ikincil semptomlar göstermektedirler. Her yıl tekrarlayan mevsimsel duygudurum bozukluğu, sonbahar veya kış aylarında başlayıp ilkbahar veya yazın ilk başlarında biter fakat nadiren yaz aylarında da görülmektedir. Kış aylarının daha sert geçtiği ve uzun sürdüğü kuzey ülkelerinde daha sık görülen mevsimsel depresyon, erkeklere göre kadınlarda 4-5 kat daha fazla görülmektedir.

Mevsimsel depresyona sebep olan etkenler henüz net olmasa da karmaşık ve çok yönlü olduğu söylenebilir. Bu etkenlerden birisi olarak melatonin hormonunun artışı sayılmaktadır. Beynin epifiz bezi tarafından salgılanan ve uyku-uyanıklık döngümüzü kontrol eden bu hormon, özellikle doğal veya yapay ışığa maruz kalınmayan karanlık ortamlarda üretilmektedir. Dolayısıyla kış aylarında güneş ışığına maruziyetin azalması bu noktada etkili görülmektedir. Ayrıca yapılan bir çalışmaya göre göz renginin de bu etkenlerden birisi olduğu görülüyor. Kahverengi gibi koyu renkli gözler, ışığı retina hücrelerine ulaşmadan daha çok absorbe ettiği için açık renkli gözlere göre daha az ışığın algılanmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, koyu renkli gözlere sahip kişiler mevsimsel duygudurum bozukluğuna sahip olmaya daha eğilimlidirler. Diğer bir etken olarak, vücudumuzun biyolojik saati diyebileceğimiz sirkadyen ritmin, günlerin kısalmaya başlamasıyla bozulmaya uğraması gösterilmektedir. Başka bir etken ise ruh hâli, uyku, iştah gibi biyolojik süreçleri düzenleyen beynin hipotalamus bölgesindeki işlev bozukluğu olarak sayılmaktadır.

Mevsimsel depresyonun tedavisi ve önlenmesine gelecek olursak, araştırmalara göre özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi ve ışık terapisi etkili bir tedavi olarak görülmüştür. Işık terapisi, bu tedaviye özel olarak üretilmiş çok parlak bir ışık yayan mutlu ışık/kutu önünde günde en az 20-30 dakika oturmayı içermektedir. Bunun yanında antidepresanlar da etkili bulunmuştur. Profesyonel yardımın dışında özellikle bu depresyondan kaçınmak için dışarıda yürüyüş yapma, doğal ışığa maruz kalma, takviye D vitamini alma, düzenli beslenme ve egzersizler etkili yöntemlerden sayılabilir.

Özellikle COVID-19 salgınıyla karşı karşıya kaldığımız kış aylarında ruh sağlığımızı korumak adına küçük adımlar atmak, yukarıda bahsedilen semptomların günlük hayatımızın işlevselliğini ciddi anlamda bozması durumunda uzman psikolog ve doktorlardan yardım almak çok önemlidir.

FİKRİYE BİLGE BİRCAN

Kendini bulma yolunda psikolojiye merak salmış ve hâlen de bu yolun yolcusu. Gönüllü faaliyetlerde yer almaktan, farklı kültürleri tanımaktan, dil öğrenmekten ve farklı coğrafyalara ayak basmaktan mutluluk duyar. Hayatı, akışında yaşar fakat bunun ceremesini de az çekmemiştir. :)

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir