Sadece yazı okunmaz; kâinat ayetleri, olaylar, tarih ve insan gibi şeyler de okunabilirmiş. Nedir okumanın alfabesindeki​ harfler o zaman? Harfler, kendileriyle geçiş yaptığımız köprülerdir sanki. Görünenden görünmeyene geçiş. Gördüklerimizi okuruz, onlar bizi görülemeyen ama görülmesi gerekene ulaştırır.​

Bir kelime okursunuz mesela, dünyanız başkalaşır. Neden bazısı tüyden bazısı demirdendir sanıyoruz. Onlar bir manayı taşıyorlar çünkü.​

İbret kelimesi tam da bu söylemeye çalıştıklarımı ifade ediyor: “Kişinin kendisi aracılığıyla müşahede edilenin bilgisinden, müşahede edilmeyenin bilgisine ulaşacağı hâlet.” Kelimenin kökü bir hâlden diğerine geçmek​ anlamına geliyor.*

Gözle gördüğümüz şeyler yüzeydir, kabuktur, ambalajdır; o kabuğu geçip altındaki cevhere ulaşmamız için​ bakışımıza ibret eşlik etmelidir.​

Satır arasını okumak ya da buz dağının görünmeyen tarafı, olmadı arka planı diyebiliriz buna.​

Bayramlıklarını giyip, bayramı bekleyen çocuklara saldırmak vahşiliği, olayın dış yüzüdür. İbretle bakınca ulaşacağımız sonuç: Kâfir korkaktır. Allah, korku salmıştır kalbine. En güçlü ordu bende der, gelirve beş yaşındaki masuma saldırır. Merhametsizdir.

Kâfirlerin, yapmadıkları vahşilik kalmadığı hâlde ve Müslümanların görünürde herhangi bir destekleri olmadığı hâlde​, nasıl böyle umutlu, cesaretli, bir gün zaferin onların olacağına emin olabildiklerine şaşırmaları normaldir, takılmamak gerekir. Meselenin arka planı: Tek dünyalıların iki dünyalıları anlayamayacağıdır!

En güçlü(!) orduya, teknolojiye vs. sahip olduğu söylenenler, yıllardır abluka altındaki bir avuç insan karşısında acizdir, bu olayın görünen yüzü.

Eğer nazarlarımızda ibret olur da görünmeyene geçiş yapabilirsek, anlarız ki acizlerdir. “Çünkü​ Allah, dilediğini yardımıyla destekler.”**

Önümüzde kâinat kitabının sayfaları açıktır, az zaman önce, tamamen kuru odun dalı olan ağaçların, baharla birlikte neşelenip çiçeklendiklerini görür ve okuruz; bu bizi şimdilik görülmeyen bir diriliş gerçeğine taşır.

Yeniden dirilmek!..

Baktığımız her ne olursa olsun, ibretin yeri vardır o bakışta. Yeri boş kalırsa, bakışımızda eksik olur.​

Mesela bir koyun leşi​ görsek, ondan da mı ibret almalıyız?

Bir gün,Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem,ashabıyla birlikte bir koyun leşi gördü ve dedi ki:​ “Bu leşin, sahibi için değeri nedir?”

Ashap: “Değeri yoktur, onu atmış ya Resulullah.” dediler.

Buyurdu ki: ” Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki şu leş, sahibi için nasıl değersizse, dünya da Allah için öyle hatta daha fazla değersizdir. Eğer Allah katında dünya, sivrisineğin kanadı kadar değerli olsaydı ondan hiçbir kafire bir içimlik su vermezdi.”

Bu örnekten sonra ibret alınamayacak bir şey bulamayız herhalde!..

Olaylar, kâinat, insanlarla olan iletişimimiz ve benzeri şeyler bize bir şeyler anlatır, onları aşıp verecekleri mesaja odaklanalım diye. İbretle okursak ne âla, aksi takdirde olaylara, mevsimlere, kişilere takılı kalmaya mahkumuz.

*Râgıb el-İsfahânî, Müfredât,​ عبر​ maddesi

**Bu yazıyı planlarken Mescid-i Aksâ’dan bahsetmek yoktu planlarım arasında ancak planlarım kumsala yazılan yazı gibi denizin mavi sularına teslim oldu ve silindi.​

Bu yazı gündelik meseleleri içermemeli diyecek oluyorum ama Kudüs gündelik davamız değil diyor kumsalın taşları.

Konumuz o değil diyemem, imanımı korumalıyım.

Orada insanlar canlarına kadar her şeylerini feda etmişken, şu dakikalarda şehit olurlarken belki, benim “o konuya” değinmeden geçmeme elim izin vermedi.​

AYŞE ACAR

1998 yılında Konya'da dünyaya geldi. Hocacihan Imam Hatip Lisesinde başladığı lise hayatını Mahmut Samii Ramazanoglu Imam Hatip Lisesinde tamamladıktan sonra üç  yıl Arapça kursuna devam etti.

Önerilen makaleler

1 Yorum

  1. Abla Allah yolunu açık etsin. Yazılarını okurken rahatlıyorum. Tekrar ve tekrar silkelenmem gerektiğini, özümüze dönmemizin önemini ve güzelliğini hatırlıyorum. Yazılarına ibret nazarı ile bakmam gerekirse, yazanda yazdıranın güzelliğinden bir parça olduğunu söylemem gerek. Yazdıklarından dolayı Allah senden razı olsun. Selamün aleyküm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir