Birisi yolculuklarını kitap okumaya benzetmişti, içsel bir şey olduğunu söyleyerek. Tıpkı kitap okurken yaşadığımız yer ve zamandan koparak dışarıdan bir gözle bakmaya başlamamız gibi, yola çıktığımız zamanlarda da belli bir zaman ve mekânın dışından seyrederiz kendimizi. Peki vücudumuzun her bir hücresiyle dışarıdayken nasıl oluyor da içeriye doğru hareket ediyoruz dersiniz?..

Hangi birimiz yolculuk için net bir tanımda bulunmuşuzdur bilmiyorum. Çoğunlukla yola çıkmayı bulunduğumuz yerden, kendimizden uzaklaşmak için bir fırsat olarak görürüz. Oysa farkında olmadan kendimize en yakın konuma tam da bu yolculuklar esnasında ulaşırız. Farklı insanlar tanıyıp yeni yerler keşfederken içimize dışarıdan bakma imkânı bulduğumuzda, kendimizi de tanımaya başlarız.

HATİCE KÜBRA KISA

2020’nin son demlerinde çeyrek asrını tamamlamış, beş yıllık lisans eğitimiyle yetinmeyip yüksek lisans eğitimine devam eden, dünya hayatı boyunca öğrenciliğin nimetlerinden faydalanmak arzusunda olan bir fani. Bununla birlikte dört duvar arasına sığamayan bir hayalperest. Dünya üzerindeki farklı şehirlerde hikayesini arayan bir yabancı olmak yolunda vizörünün ve kaleminin tetiğini çekmiş hazırda bekleyen bir silahşör de diyebiliriz. Kısaca anlam dünyasında kendine yer bulmaya çalışan bir şaşkın.
Arkadaşlarıyla sohbet etmeyi, yokuş aşağı bisiklet sürmeyi ve ince ince çiseleyen yağmur altında yürüyüş yapmayı sever.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir