Kestirme yolları, ana yoldan daha kısa ve pratik bir şekilde hedefe ulaşmamızı sağlayan yollar olarak bilir ve kullanırız. Bu yolları kullanmada ana amacımız, zamandan ve enerjiden tasarruftur. Peki bu kestirme yollar sadece köyde kentte veya uzun yolların bulunduğu bu gibi yerleşkelerde bulunur da, biz bu mesafeleri yürüyerek mi katederiz? Ya da bu yollar bize bir ürünün kaliteli olup olmadığını anlamamızda veya ilk defa karşılaştığımız bir insanı tanımamızda yardımcı olabilir mi? Evet, tıpkı somut kestirme yollar gibi hedefimize -bir ürünün kalitesini anlamaya çalışmak- hızlı ve daha az enerji harcayarak ulaşmamızı sağlayan ama ne köyde ne kentte bulunan, yürüyerek değil de biraz akıl yürüterek ilerlediğimiz yollar da vardır ve bu yolları Sosyal Psikoloji, zihinsel kestirme yöntemleri olarak tanımlar. 

Zihnimizde yer alan bu yolları, ilk defa ‘’1974’te Tversky ve Kahneman, bir neden ararken kullandığımız, basit ve yaklaşık kural veya kestirme stratejilere zihinsel kestirme yöntemler (heuristic)‘’ adını vererek tanımlamışlardır.[1]

Zihinsel kestirme yöntemleri, sosyal algının (çevremizdeki diğer insanların ve kendimizin davranışlarını, düşüncelerini, karşılaştığımız olayları nasıl algıladığımızla ilgili bilişsel bir süreç) ortaya çıkmasında rol alan iki farklı düşünce sürecinden biri olan ‘’otomatik süreçler‘’ sonucu ortaya çıkar. Otomatik süreçler, araba kullanırken vites değiştirmek gibi herhangi bir niyet, çaba ve farkındalık olmadan gelişen süreçlerdir. Otomatik süreç gibi aniden gelişen bir durumun çıktısı olan zihinsel kestirme yöntemleri de çok az bir düşünme sonucu insanların en kısa yoldan yargılarına ulaşmalarını sağlar. Bu denli kolay ve hızlı ilerlendiği için bu esnada birçok bilgi ve ayrıntının ele alınamama ihtimali de artar.

Zihinsel kestirme yöntemlerimiz, gerçek hayatta kullandığımız kestirme yollar gibi sayılamayacak kadar çok değildir. Tüm zihinsel kestirme yöntemlerini dört başlıkta değerlendiriyoruz:

1) Temsile dayanan zihinsel kestirme yöntemleri:

Bu kestirme yöntemini kullanarak bireyin hangi gruba ait olduğunu, grubun diğer üyelerine bakarak veya bireyin grubu ne derece temsil ettiğini dikkate alarak karar veririz.  Örneğin, işyerimizde ilk defa karşılaştığımız ve üzerinde spor kıyafetler olan bir kişiyi, kuruma herhangi bir işini halletmeye gelen biri olarak mı yoksa kurumda çalışan bir idareci olarak mı tahmin ederiz? Genelde takım elbise gibi resmî bir görünümü olmayan bu kişiyi, idari konumda olan yönetici olarak değerlendirme ihtimalimiz hayli düşüktür.

Bu kestirme yöntemini sadece bireyleri tanımada kullanmayız. Örneğin, satın alacağımız bir ürünün kalite kontrolünü, sadece fiyatına bakarak değerlendirebiliriz. Aynı ürünlerden hangisinin daha kaliteli olduğunu ‘’Pahalı ürünler kalitelidir.‘’ kestirme yolunu kullanarak anlamaya çalışırız. Kullandığımız bu kestirme yöntemler, elde ettiğimiz yargılar ile beraber davranışlarımıza da sirayet eder. Giyiniş tarzından, işyerimizde idari konumda olmadığını düşündüğümüz birine, patronumuzdan daha farklı davranacağımız gibi daha kaliteli olduğunu düşünerek pahalı ürünleri satın alma ihtimalimiz de artar.

2) Tutumlara dayanan zihinsel kestirme yöntemleri:

Tutum, karşımıza çıkan objeler ile ilgili olumlu ya da olumsuz duygu ve düşüncelerimizi kapsayan yargılarımızdır. Tutuma dayanan zihinsel kestirme yöntemi ise kişi ya da objelere olan tutumlarımızın, bu bağlamda gelişen olaylara sebebiyet verdiği kanısına varmaktır. Örneğin, patronunuzu sevmiyorsanız (ona karşı olumsuz tutumlarınız varsa) işyerindeki olumsuzlukların veya başarısızlıkların sebebinin, sadece patronunuz olduğunu düşünürsünüz. Bu olumsuzlukların iş yerindeki daha farklı problemlerden kaynaklanma olasılığını göz ardı edersiniz.

3) Ulaşılabilirliğe dayanan zihinsel kestirme yöntemleri:

Kararlarımızı alırken aklımıza en çabuk gelen bilgileri veya en kolay ulaşabildiğimiz bilgileri kullanarak hareket ediyorsak bu yöntemi kullanıyoruz demektir. Örneğin,  arkadaşımızın bir buzdolabı alacağını ve A markasını beğendiğini öğrendik.  Ama siz bu düşünceye karşı çıktınız çünkü yakın zamanda başka bir arkadaşınızın da A marka buzdolabı aldığını ve memnun kalmayarak iade ettiğini duydunuz. Bu sebeple arkadaşınızı bu kararından vazgeçirmeye çalışır veya bu olumsuz yargınızı ziyadesiyle ona aktarırsınız. Bu yöntemde en önemli faktör, aklımıza gelme çabukluğu olduğu için, son bilginin daha önceden edindiğimiz farklı bilgileri perdeleme ihtimalini göz ardı etmemek gerek. Çünkü bu kestirme yöntemini kullandığımızda ortaya çıkan hatalı yargıların çoğu sebebi bu ihtimaldir.

4) ‘’Dayanak ve Adaptasyon’’ zihinsel kestirme yöntemleri:

‘’Bir sayı ya da değerin başlangıç noktası olarak kullanılıp daha sonra duruma göre uyarlanmasına dayanak ve adaptasyon kestirme yöntemi denir.’’[2] Örneğin, bir doktor hastasına koyacağı teşhiste, kendinden daha tecrübeli ve bilgili bir doktorun çalışmalarına dayanarak teşhis koymaya çalışabilir. Bu yöntem, dayanak noktamız güvenilir olduğunda oldukça başarılı sonuçlanır. Bununla beraber insanların rastgele sayılardan etkilenerek yargılarını oluşturabilme ihtimali var. Tversky ve Kahneman (1974)’ın yaptığı bir araştırmada, çarkıfelek çevrilmiş ve deneklere gelen numaraların Birleşmiş Milletler’de bulunan Afrikalı ulus sayısından fazla olup olmadığı sorulmuş. Çarkıfelek daha yüksek sayılar üzerinde durduğunda denekler de daha fazla Afrikalı ulus bulunduğunu tahmin etmiş.[3]

Bizler, somut olarak ilerlediğimiz yollarda, vakit darlığından veya belki tembellikten kestirme yolları kullanıyoruz. Yukarıda belirttiğimiz zihnimizdeki soyut yolları ise; hızlı kararlar almak zorun da olduğumuz, bizim için önemli olmadığını düşündüğümüz, konu hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımız ya da konu hakkında pek çok şey bilmemize rağmen çok düşünmek istemediğimiz zamanlarda fark etmeden kullanıyoruz. Kullandığımız bu yöntemler sonucunda bazı kişi ve ya objelere karşı otomatik olarak elde ettiğimiz en önemli çıktı ise ön yargılardır. Ön yargı kavramı, genelde olumsuz ya da doğru olmayan düşünceler olarak algılansa da, yukarıda gördüğümüz kestirme yöntemlerinin, sağlam yargılara dayandığında oldukça başarılı sonuçlar elde edildiği unutulmamalı. Kısacası günlük yaşantımızda bizlere oldukça kolaylık sağlayan zihinsel kestirme yöntemleri ile güzel sonuçlara ulaşmak istiyorsak var olan yargılarımızı oldukça uzun ve teferruatlı bir şekilde gözden geçirerek sağlamlaştırmamız ilk hedefimiz olabilir.


[1]Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı ve Doç. Dr. Zeynep Cemalcılar, Dünden Bugüne İnsan ve İnsanlar, 17. Baskı (İstanbul: Evrim Yayınları,2015), 125.

[2]Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı ve Doç. Dr. Zeynep Cemalcılar, Dünden Bugüne İnsan ve İnsanlar, 17. Baskı (İstanbul: Evrim Yayınları, 2015), 127

[3]Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı ve Doç. Dr. Zeynep Cemalcılar, Dünden Bugüne İnsan ve İnsanlar, 17. Baskı (İstanbul: Evrim Yayınları, 2015), 128

MERYEM FAZİLET İNCE

Hayallerimin çoğunu çocuklar için kurdum ve ilk adım olarak psikolojiye yöneldim. Birinci adımın çok uzun olduğunu biraz geç fark ettim. Hâlâ bu aşama da yol almaya çalışıyorum.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir