Kılı Kırk Yaran Bir Duraklama

İki sarhoş adam sokakta kavgaya tutuşacak. Tıpkı Leviatan ve Behemoth’un kıyamet gününde yapacağı gibi. İki yenilmez ve ölümsüz yaratığın dövüşü gibi. Önü alınamaz bir öfke ile vuracaklar birbirlerini, işte böyle sürüp gidecek. Yüzyılların perçinlenmiş gazabı günbegün yaratacak iki sarhoş adamı. İki yaşlı kadın -üstelik biri rahibe- ve küçük de bir çocuk ölecek kavgasında bu iki sarhoşun.

Alımlı bir kadın, iblisin tuttuğu aynadan seyredecek güzelliğini. Bu iblis, mahreminin en ücra köşelerinden ayna tutacak insana. Zira o çok iyi bilir kibri ve gururu. Lucifer’di onun adı. Güzellerin ve bilgelerin en mükemmeliydi.[1] Sonra kibrine ve hırsına mağlup oldu kendini Rab sanarak. Atılınca cennetten, düştü kara tenli insanların memleketine; kibrinin karşılığında açlık, susuzluk ve sefaleti sırtına alarak.

Bir hükümdar, alacak parasını fakirden “Hiç kimse tek bir efendiye kulluk edemez. Birinden niye nefret edip yalnız öbürünü sevesin ya da birine bağlanıp niçin öbürünü hor göresin? Siz hem Tanrı’ya hem de Mammon’a kulluk edin!”[2] diye bağırarak. Yiyip içecek, sevip üzecek, hazzedip acı çekecek.

Bir çadırın altında konuşacak iki aşık. Saçılacak yere çalgı çengi büyük bir tutkuyla. Şehvetin iblisi Asmedous hemen önlerinde uzanıp yere, izleyecek onları. Bükecek şehveti, bakarak gözlerine.

Erişebilecekleri onca kemiğe rağmen zavallı birkaç köpeğin kemiğine göz dikecek bir adam ve karısı. Bir kardeş, kardeşinin hakkına talip olup uzaklaşıverecek benliğinden, kendisine ait sandığı. Beyaz bir kuğu, bir çift kara kanat için kopartacak kanatlarını.

Bir rahibin sunduğu yemekleri tıka basa yiyecek insanlar. Bu esnada altına edecek çocuğun biri. Kiliseye gitmek üzere giyinmiş olan adama gelince, gidemeden uykuya dalacak. Yalnızca tek bir adam konuşacak hançer olmadan hançer gibi:

“Kara kuzgun ölüm diye bağırıyor.”


[1]Ezekiel 28:12–19

[2]Matta: 6/24, Luka: 12/33-36, 16/13 “Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı’ya hem de Mammon’a kulluk edemezsiniz!”

ALAADDİN GÖÇER

Merhabalar. Ben Alaaddin Göçer. Dört çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak 1996 yılında dünyaya geldim. Konya Mahmut Sami Ramazanoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesinden 2015 senesinde mezun olmamın ardından Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde eğitimime başladım. Buradaki eğitimimi tamamladıktan sonra bu dönem itibarıyla Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde İslam Tarihi alanında yüksek lisans yapmaktayım.

İlk göz ağrımız olan Paydos dergisinde ben de sizlerle birlikteydim. Şimdi ise arkadaşlarım ile hoş bir heyecan içerisinde “bimesele” platformunu oluşturduk. İnşallah bundan böyle bu mecrada sizlerle olacağız.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.