Hayat

‘’Ölüm, en büyük başlangıçtır evlat, en büyük ve en etkili başlangıç. Bir hikâyede biri ölünce, o hikâye hikâyelikten çıkar, destan olur. Ucu ateşe tutulmuş bir kağıt gibi yanar o sağ kalan. Yana yana kül olur. Başarabilirse yeniden kurar hikâyesini. Başaramazsa da kül olarak kalır, içten içe hâlâ yanmaya devam eder, söneceği günü bekler her zaman.

Okumamak

Bence okumak da üretmek için araçlardan bir araç. Günümüzde okumama gibi bir durum düşünülemez tabii. Ama okumanın mutlaka iyi desteklenmesi, yönlendirilmesi ve içselleştirilmesi gerek. Yoksa okunan sadece sanı olur. Araçlar kendilerinden kaynaklı iyi ya da kötü olmazlar. Kullanımlarına göredir değerleri.

Kararlar

Hayatta aldığımız kararlar, satranç tahtasında alınan kararlar gibi net değildir. Satrançta iyi bir oyuncu, rakibinin hamlelerini ve taşların özelliklerini iyi bilerek oyunu kazanabilir. Oysa hayat, bilinmez bir olasılıklar silsilesidir. Öyle ki, asla yapmam dediğimiz şeyleri yaparken bulabiliriz kendimizi. Belki de bu yüzden sıkça “Büyük konuşma!” ikazları alırız.

Portakal Ağaçlı Topraklar

Annemle babam belki daha önce… Belki de hiç… Dolapta kalan son mürettebatla birer sandviç yapmışlar. Sandviç; tereyağlı iki ince ekmek dilimi arasına peynir, sucuk, salam gibi şeyler konularak hazırlanır, bizimki bildiğin ekmek arası peynir. Şu durumda kelimelerin önemi var mı? Bazı durumlarda onların bile yakasını bırakmalısın. Mesela bugün. Bugün pes etmek günü.