Çok mutluyum bugün. Gün boyu aile bireylerini bu mutluluğa ortak ettikten sonra tabii ki sana da anlatacaktım mutluluğumun sebebini. O yüzden, herkesin bir kenara çekildiği iftar ile sahur arasındaki, “Uyusam şurada sahura ne kaldı? Uyumasam imsak vaktine kadar uyanık kalacağım.” çıkmazının içinden yazıyorum. Bugün derste öğrencilerimden birisi Kur’an’a geçti. Ah o sevinci sen de görebilseydin, sona yaklaştıkça sabırsızlanıyordu, çünkü bu Kur’an’a ilk geçişiymiş ve hiçbir şey bilmeden başlamıştı. İsterim ki bu onun için unutulmayacak bir anı olarak kalsın. E bir de uzaktan eğitimle Kur’an öğrenmenin havasını da atar artık ileride 🙂 O bugünü umarım unutmaz zira ben hiç unutmayacağım. Ramazanda, Kur’an ayında tertemiz bir çocuğun Kur’an’a geçmesine vesile oldum. Onun ve diğer arkadaşlarının hayatlarının bir yerlerine dokunuyorum, işte bu duygularla geçirdim günümü. İftar yemeğini hazırlarken de yüzümde asılı kalan sevimli bir tebessüm oldu bu düşünceler.

Ne güzelsin Ramazan, seninle her telaşın bir anlamı var. Şöyle bir gözümü kapatıp bugünü düşününce, onun Kur’an’a geçme sevinci canlanıyor zihnimde. 

Temenni ediyorum ki: Kur’an yoldaşın olsun, ona olan sevincini hiç yitirme, her Ramazan senin için yeni sevinçlerin başlangıcı olsun. Bir de isterim ki beni unutma.

Neyse gözlerimi kapattım hazır, uykuya dalmayayım, birazdan sahur hazırlamaya başlayacağım zira tercihimi imsağı beklemekten yana kullandım.

ELİF KARTLAR

Kendimi harflerin arasında bulamıyorum.
Ben zannım, başkasının görüşü, kalbindeki yerim.
Bazen sen’im, en çok kendim.
Birçok şarkıyım, birçok şiirim.
“Değişim” beni tanıtmaya çalışan harflerin zincirlerini kırıyor.
Ben özgürüm.
Bu metni yazarken kulağıma misafir olan bu ezgi, bu akşam beni anlatır. bkz: The Secret Ensemble’den “Dertli Dolap”

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir