Stres, bireylerin fiziksel ve psikolojik denge durumu için tehlike oluşturan uyarana karşı, baş edememe veya baş edebileceğinden emin olamama durumudur.

Stresi bu şekilde tanımlayarak kolayca açıklayabiliriz. Bu kadar kolay ve anlaşılır bir tanımın sebebi, ortalama bir bireyin her gün küçük ya da büyük herhangi bir stres faktörüyle karşı karşıya gelmesi olabilir. Günlük hayatta karşılaştığımız bu stres faktörlerinin boyutları, her birey için farklı değerlendirilebilir. Bu farklı değerlendirmelere temel olarak dayanıklılık ve işlevsel baş etme yöntemleri sebep olurken, ayrıca bireyin kişisel özellikleri, içinde bulunduğu ortam, almış olduğu kişisel destek vb. birçok faktörün de etkisi yadsınamaz.

Stres, stresör (kriz, travma, ölüm, hastalık vb.) ve stres tepkisinin toplamıdır. Stresör, fiziksel veya psikolojik dengeyi bozan her türlü durumdur. Bu durumları doğal afetler, teknolojik felaketler, savaş ve soykırım, kayıp ve yas, suç, travmatik deneyimler, yaşam değişimleri ve günlük sorunlar hâlinde ana başlıklar olarak özetleyebiliriz. Stres tepkisini ise bilişsel, davranışsal, duygusal ve fiziksel olarak değerlendirebiliriz.  Bu tepkilerin hepsini farklı stresördurumlarında görmemiz de mümkün fakat ortalama bir stresörün tüm bu tepkileri ortaya çıkarması oldukça olağan bir durumdur.

Örneğin, stresörümüz uçak veya tren gibi şehirlerarası bir vasıtayı kaçırmak olsun. 

Fiziksel Tepki: Kalp çarpıntısı, baş ağrısı

Davranışsal Tepki: Başkalarını suçlama, çabuk tepki verme

Duygusal Tepki: Panik, kızgınlık, üzüntü

Bilişsel Tepki: Dikkatsizlik, sorun çözememe, bellek problemleri

Peki günlük hayatta karşılaştığımız birçok stresöre karşı sürekli bu tepkileri verdiğimizi düşünelim.  Sizce bu bizi ne kadar etkileyebilir?  Günlük stres faktörlerinin çıktıları; baş ağrısı, mide ağrısı, eklem ağrıları, bulantılar, yorgunluk, öfke, kaygı gibi uzunca bir liste oluşturur. Bu çıktıların süresi stresörün süresi ile doğru orantılıdır ve genelde kalıcı değildir. Kronik stres durumunda ise çıktılar belirli bir aşamada kalıcı hale gelebilir. Örneğin, kalp ve midede rahatsızlıklara veya bağışıklık sisteminin bozulmasına sebep olabilir. Psikolojik açıdan önemli etkilerinin biri ise; herhangi bir psikolojik rahatsızlığa yatkınlığımız varsa stresin de etkisiyle bu yatkınlıklarımızın rahatsızlık seviyesine ulaşmasıdır.  Ama tüm bu çıktıların tek sebebi başımıza gelen stresör değildir. Bizlerin stresör ile baş edememesi, yanlış baş etmesi ya da yeterli baş edememesi, çıktıların olumsuzluk seviyesini etkiler.

Baş etme yöntemlerine daha yakından bakarsak olumlu ve olumsuz olarak ikiye ayrıldığını görürüz. Olumlu ve olumsuz tüm yöntemlerin bazılarını belirli başlıklar altında toplayabiliriz. Bununla beraber baş etme yöntemleri de stres tepkisi gibi birçok farklı sebepten dolayı bireye özgü olabildiği için aslında sayamayacağımız kadar çoktur. Belirli baş etme yöntemlerimizden fiziksel aktivite, dengeli beslenme, zaman yönetimi, problem çözme tekniklerini kullanma, sosyal destek ve gevşeme egzersizleri olumlu yöntemlerdir. Madde bağımlılığı, aşırı yeme davranışları, içe kapanma, kontrolsüz alışveriş gibi yöntemler ise olumsuzdur. Olumsuz baş etme yöntemlerinin olumlu yöntemlerden farkı stres ile başa çıkma becerisinden ayrı, daha farklı sorunlara sebebiyet vermesidir.

Baş etme yöntemlerini her zaman bilinçli olarak kullanmayız. Özellikle de yukarıda belirttiğimiz ortak yöntemler çoğumuzda monotonlaşmıştır. Bu monotonlaşma bir süre sonra yöntemin işlevselliğini azaltabilir. Monotonlaşmaların önüne geçmek için ilk adımımız kişisel olarak kullandığımız baş etme yöntemlerini fark etmek ve daha etkin bir şekilde kullanmaya çalışmak olabilir. Bu bağlamda tüm anlattıklarımızı daha kapsamlı bir şekilde öğrenmek istersek Prof. Dr. Zuhal Baltaş ve Prof. Dr. Acar Baltaş’ın “Stres Ve Başaçıkma Yolları”  kitabını veya benzeri başka kaynakları inceleyerek başlayabiliriz. 

MERYEM FAZİLET İNCE

Hayallerimin çoğunu çocuklar için kurdum ve ilk adım olarak psikolojiye yöneldim. Birinci adımın çok uzun olduğunu biraz geç fark ettim. Hâlâ bu aşama da yol almaya çalışıyorum.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir