Bütün bu içinde bulunduklarım can sıkıcı

Rabbim, sen de biliyorsun bunu.

Bulutların hiç duraksız yağmur dağıttığı bir günde

Rahmetinle değil de sözlerin hırsıyla ıslanmak,

Dört duvar arasında kalmak, çaresiz adımlamak

Can sıkıcı, ama olmasaydı

Bilmezdim bir çiçek olduğumu,

Bilmediğimden üzerdim kendimi,

Çayır çayır arar ve ezerdim kendimi.

Bir çiçektim, unuttum

Yalnızca yapma çiçeklerin kusursuz olur yaprakları…

Küçükken gelincikler toplardık, tarla tarla gezerdik

Rabbim hâlâ küçüğüm,

Onları toplar gibi toplayacağım kendimi.

Bütün güzelliklerimi alıp bir demet yapacağım,

Turuncu bir kurdeleyle kenetleyeceğim birbirine

Rabbim, hiç çözülmeyecek bir düğüm öğrenmem gerekiyor

İçine girmenin basit, çıkmanınsa imkânsız olduğu.

Ayaklarım ağrıyor yürümekten,

Dilim yoruluyor kalkmamı söylemekten,

Dinlenmeyi öğreteceğim kendime

Ağaç gölgeliklerinin en iyi dost olduğunu

Bunu ancak eskilerin bildiğini

Çünkü yeni dünya haritasında maalesef

Ağaçlara yer ayırmayı unuttuğumuzu anlatacağım.

Ve Rabbim, bir gece vakti ışık olmak için kendime

Ay olabilmek için tüm ihtişamı ve pürüzleriyle

Aydınlığını paylaşmaya hazır güneşler bulmam gerekecek,

Ararsam yoluma çıkacak biliyorum

Kalırsam içine çekecek karanlıklar

Bir güç diliyorum,

Kalbimden ellerime

Oradan parmak uçlarıma uzanan

Birkaç biliyorum bu gücü senden kazanan.

Ancak bütün bunlardan ziyade

Konunun dışına çıkmak istemem Rabbim

Sana anlatmak her zaman en güzeli,

Sana söz vermek ise hepsinden etkili

Söz Rabbim, bir çiçeğim ve toplayacağım kendimi.

ESMA ATEŞ

Merhaba. Ben Esma. Ne mi yapıyorum? Zihnimde dönüp duranları, âdeta kaçanı kovalıyormuş gibi koşturarak, yorularak ve sonunda yakalayarak -bazen de tam yakalayamayarak- kağıda aktarmaya çalışıyorum. Biliyorum ki burada kafesinden çıkacağı zamanı sabırsızlıkla bekleyen onlarca fikir var. Kağıdımda yepyeni suretlere bürünen her kelime ve her çizgi yaşam boyu yoldaşım olacak.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir