Kulağımda hep o ses, ruhum titriyor
Bağışla beni ey Rahmân!
Gözlerimle tutunayım hayat kitabıma
Nefsimi yoğurayım her bir satırında
Bin insandan daha hayırlı değilim belki ama
Bin aydan daha hayırlı bu hesapta
Rabb’im bağışla!
Terazim günahlarımdan ağır
Beni benden sıyır
Ellerimle ördüğüm kopmalardan da.
Hayatın tam alnından öpmek üzere kaçıyorum şimdi
Yalnız Sen’sin duyan hevesimi
Arınmak ile yaranmak mıdır bu
Kıvranıp durur içimdeki ağrı
Ellerimi açtım gökyüzüne, topluyorum bir iki
Razı olacağını zikrediyorum usulca
Haydi kurtuluşa, adım adım…

BÜŞRA ÖZTÜRK

Kıymetli üstadım İbrahim Tenekeci der ki: “Birini örnek alıp da yola çıkanlar, yolun sonunda kendilerini bulamıyorlarsa, onların vay haline. Mesela ben, İsmet Özel olmak için yola çıkmıştım, İbrahim Tenekeci oldum.” Beyin kıvrımlarımda bir şimşek çaktırdı şahit olduğum cümle. İşte bundan sonra başladı benim hikayem. Her kelimenin harfleri, harflerin ise hissettirdikleri arasında gezinirken bismillah dedim ve niyet ettim İbrahim Tenekeci olmaya. Bakalım maceramın sonu nereye varacak?
Yolculuğumda dilimdeki duam:
“Allahım!
Yol boyunca
Bırakma elimi
Düşerim sonra
Allahım!
Niçin halkettinse beni
Kalbime söyle iyice
Engellerden arınsın yolum
Allahım!
Nasıl pırıl pırılsa
Güzelse sevdiğin kulların
Öyle güzel kıl beni…”

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir