Dünyanın son günü

O güzel gözlerin kimi arayacak,

Dudaklarında

Hangi şarkının dizelerini mırıldanacaksın?

Hiç zamansız mezar taşımda

“Bir garip, ruhuna Fatiha” yazsa

Herkesin mezarında çiçekler tomurcuk verirken

Yabani otlar beni çepeçevre sardığında

Bu garip kim diyecek misin?

Güldüğünde dudaklarının kenarında bir gamzesi belirirdi,

Ben yine de onun acı çektiğini anlardım diyecek misin?

Yoksa garip gelip garip mi gideceğim…?

Dünyanın o son günü

Zaten bir telaş bir karmaşa,

Kimse umursamazken çalılar içinde kalmış ölü bedenimi, sen

Hayat dolu bir insandı diyecek misin?

Yoksa o şen kahkahalar

Hiç atılmamış gibi

Gözlerimiz hiç gülmemiş gibi

Solup gidecek miyim…?

Başını okşadığım bir kedi vardı

Bütün batıl inançlara karşı simsiyah bir kedi.

O hisseder mi tüylerinde gezinen elin eksikliğini?

Ya özgürlüğe uçan güvercinler,

Kanatlarında asılı kalan hayran bakışların yokluğunu…

Üç beş on

Zavallı

Kimseye hiç dokunmamış mı iyiliği?

Garip hâlâ garip

Yok başında, bir Fatiha bile okuyanı!

HÜDA NUR YILDIRIM

Ben Hüdanur. Ama yakın çevremdekiler Hüda demeyi tercih eder. 2001 yılının harika bir bahar ayında Konyalı bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. Ne şanslıyım ki babam mükemmel bir öğretmen annem de dünyanın en iyi kalpli annesi. Babamın görevi gereği pek çok şehir ve kasabada geçti hayatım. Köylerin o serin havasını, şehir hayatının insanı sıkan yanlarını yazılarımda sıkça görebilirsiniz bu yüzden.
Osman Nuri Hekimoğlu Anadolu Lisesi mezunuyum. Eğitim hayatıma Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olarak devam ediyorum. "Muhayyile" isimli ilk öykü kitabımı yayınladım. Yazmak ve anlamaya çalışmak, benim hayatım bundan ibaret.

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir